Sınıf Yönetim Modelleri

Sınıf yönetiminde nasıl bir yol izlenmesi gerektiği eğitimcilerin en çok ilgilendiği konuların başında gelir. Öğrencilerin bozucu davranışlarıyla nasıl baş edilmesi gerektiği, öğrenmeye ayrılan zamanın nasıl arttılabileceği üzerinde sürekli bir çalışılmaktadır.

Sık sık yeni bir davranış yönetim modeli ortaya atılmakla birlikte bu modeller sorunlara çözüm üretmekten uzaktır. Öğretmenlerse bu konuda iyi eğitim almamakta, farklı modelleri analiz etmek yerine birini benimsemek üzere yetiştirilmektedir. Programların ve okulun sistemli ve tutarlı bir yaklaşımının olmaması,  sınıf yönetim problemlerinin çözümünde soruna yol açmaktadır.

Genel olarak bakıldığında sınıf yönetiminde dört farklı yaklaşımdan söz edilebilir. Bunlar tepkisel, önlemsel, gelişimsel, bütünsel yaklaşımlardır. Tepkisel yaklaşım olumlu- olumsuz davranışın olumlu olumsuz pekiştireçlerle biçimlendirilmesine dayalıdır. Davranışçı kuramı yansıtan bu yaklaşım tepki tepki doğurur diye eleştirilmektedir. Önlemsel yaklaşım ise bir sorun ortaya çıkmadan öngörülmesi ve sorunun kaynaklarının ortadan kaldırılmasıdır. Sınavda kopya çekme durumu oluşmayacak şekilde öğrencileri sınavda yerleştırmek, öğretmenin demetimi olmadığında olumsuz davranış gösterme olasılığı olan öğrenciyi öğretmen masasına yakın bir yere oturtmak örnek olarak olarak verilebilir. Gelişimsel Yaklaşım öğrencilerin davranışları ve onlara yönelik oluşturulacak tepkilerde gelişimsel özelliklerin dikkate alınmasını savunur. Bütünsel yaklaşım ise diğer üç yaklaşımın bir arada kullanımı ifade eder.

Sınıf yönetimi öğrenci davranışlarının yönetimiyle sınırlı olmamakla beraber öğretmenlerin ve araştırmacıların en fazla ilgisini çeken bölümüdür. Okullarda kullanılan davranış yönetim modelleri incelendiğinde en fazla kullanılanlar arasında etkin disiplin, mantıksal sonuçlar modellerinin yer aldığı görülmektedir.

 

Etkin Disiplin Modeli (Canter Modeli)

Etkin disiplin modeli öğretmeni sınıfta güçlü bir lider tanımlar. Bu modele göre öğretmen öğrenmeyi kolaylaştıracak her türlü yapı, rutin ve kuralı saptama hakkına sahiptir. Öğretmen öğrencilerin ölçütlere uyması için diretir. Öğretmen öncelikler geniş bir disiplin planı hazırlamalıdır. Bu planda sınıfın bütün kuralları, rutinleri, öğretmenin tüm beklentileri açıkça belirtilmeli, buna uygun davranmayan öğrencilere nasıl davranılacağı saptanmalıdır.  Bu yaklaşıma göre yanlış davranış bir öğrenci seçimidir. Öğretmen özür kabul etmemelidir. Eğer öğrencilerin uygun davranmasına yardım edecekse, olumlu ve olumsuz pekiştireçlerden kaçınılmamalı, ödül ve cezaya başvurulmalıdır. Öğrenciler aslında öğretmen tarafından kontrol edilmek istediklerinden, öğretmen cezaya başvurduğunda kendini kötü hissetmemelidir. Öğretmen gereğinde okul yönetimi ve velilerden öğrencilerin olumsuz davranışlarıyla baş etmek için yardım istemelidir. Canter etkili disiplin için beş basamak tanımlar. 1) Öğretmenler öğrenci davranışlarını etkilleyebileceklerini kabul etmelidir. 2)Etkin disiplin modeli stilini benimsemeleri gerekir. 3) Öğretmenler açık bir şekilde kuralları, kurallar uymamanın sonuçlarını içeren etkin bir plan yapmalıdır. 4) Bu plan öğrencilere öğretilmelidir. 5) Öğretmen sınıfta sorumluluk sahibi bir öğrencinin nasıl davranacağını öğretmelidir.

Disiplin planı öğretilmesine karşın olumsuz davranan öğrenciler olursa bu sorunlu öğrenciler için üç farklı yaklaşımdan birine başvurulur. 1) Öğrenciyle birebir görüşülerek davranışını altındaki neden anlaşılmaya çalışılır. 2) Öğretmen öğrencisiyle ilişkisini kişisel düzeyde geliştirmeye çalışır. Onu önmsediğini hissettirir. 3)Öğrencinin bireysel özelliklerine uygun Kişisel bir davranış planı çıkarılır.

Bu modelin etkiliğine ilişkin yeterli kanıt yoktur. Ayrıca cezaya başvurmayı önermesine karşın cezanın ne olabileceğini açıklamamış olması, uzun vadede bozucu davranışlar üzerinde etkilerinin ne olduğunun bilinmemeside zayıf yönleridir.

Mantıksal Sonuçlar Modeli

Dreikurs tarafından ortaya atılan bu modele göre öğrencilerin uygun olmayan davranışlarının temelinde onaylanma, güç gösterisi ve yetersizlikleri kapatma çabası vardır.  Bu doğrultuda öğrencilerin ilgilenilme gereksinimi karşılanırsa uygun olmayan davranışları söner.  Öğrenciler kendilerini yanlış davranmaya yönelten güdüleri anlama yetisine sahiptir. Eğer bu güdüleri anlamaları için onlara destek olunursa davranışlarını düzeltebilirler. Öğrencilere farklı davranış seçenekleri sunulursa sorumluluk sahibi olmaları sağlanabilir.

Davranışlarımızın sonucunda doğal, planlı (keyfi) ve mantıki sonuçlar ortaya çıkar. Doğal sonuçlar olumsuz sonuçların etkili bir formudur. Olumsuz bir davranış doğal olarak olumsuz sonuç getirirse öğrencinin ondan vazgeçmesi olasılığı artar. Ancak bazen istenilen doğal sonuçlara ulaşmak garanti değildir. Bu durumda mantıki sonuçlara başvurmak gerekir. Örnek vermek gerekirse

 

Doğal sonuç:  Yalancıya kimse inanmaz.

Kitabını yırtarsan kitapsız kalırsın.

 

Öğrencimiz yalan söylediği için arkadaşsız kalırsa davranışının doğal sonucu onu yalan söylemekten alıkoyacaktır. Ya da kitabını yırtınca kitapsız kalıyorsa daha sonra kitaplarını yırtmayacaktır. Ancak kimi durumlarda öğrenci davranışı ile doğal sonuç arasındaki bağlantı ortaya çıkmaz ya da biz bunu bekleyemeyiz. Yalan söylediği diğerleri tarafından fark edilemeyebilir. Ya da ebeveynleri yırtılan kitabın yerine hemen yenisini alabilir. Bazı zamanlarda doğal sunucun ortaya çıkması telafi edilemeyecek zararlara neden olabileceğinden doğal sonucun ortaya çıkmaması için önlemler almak zorunda kalırız.

Planlı (keyfi) sonuç bir davranışın doğal sonucu değil bizim ortaya attığımız sonuçtur. Yalan söyleyen öğrenciye oyun izni vermememiz bizim planladığımız bir sonuçtur. Mantıksal sonuçlar modeline göre planlı sonuçlar olumsuz davranıştan vazgeçirme konusunda etkili değildir. Doğru olan doğal sonucu öğrenciye açıklamak gerekir. Yalan söyleyen öğrenciye yalana devam ederse ileride ona kimsenin inanmayacağını söylemek davranışın mantıki sonucunu göstermektir. Öğretmen öğrencinin davranışının mantıki sonuçlarını anlamasını sağlamaya çalışmalıdır.

 

Sevgi ve Mantık (Fay)

Bu modele göre helikopterler, eğitim çavuşları ve danışmanlar olmak üzere üç çeşit  öğretmen ve ebeveynlik stili vardır. Helikopter öğretmenler, öğrencilerin adına karar alırlar. Yanlış bir şey yaptıklarında onların yerine özürler üretirler. Öğrencilerin sorumluluklarını üstlenirler. Eğitim çavuşları tıpkı askeri talim yaptırır gibi öğrencilerin yaşamlarını kumanda eder, yönlendirirler. Öğrencilere nasıl davranmaları gerektiğini söylemekle yetinmez, nasıl hissetmeleri gerektiğini de söylerler. Bu öğretmenler fiziksel etkileri olan cezalardan kaçınmazlar. Danışmanlık stiline sahip öğretmenler öğrencilerin kendi kararlarını almalarına izin verirler. Öğrencilerin seçeneklerini fark etmelerini sağlamaya çalışırlar. Öğrencilerle kişisel duyguları paylaşırlar. Özsaygıyı geliştirmeye çalışır. Doğal sonuçlarla ilgili yardım sağlar. Problemlerinin çözümlerini keşfetmelerine yardımcı olur. Açıkça görüldüğü gibi öğretmenlerin danışman stilini benimsemesi önerilir. Öğrenci öğretmenin rehberliğine direnç gösteriyorsa öğretmen öğrencinin iyi davrandığı anları yakalayarak öğrencinin neden direnç gösterdiğini bulmalıdır. Öğrenci bozucu davranışlar sergilediğinde görmezden gelinmeli, davranış büyük bir soruna dönüşmeden yakalanmalı, öğrenciyle konuşulmalı, gerekirse öğrenci izole edilmelidir. Uygun ödüülerede başvurulabilir.

Öğretmen öfkeliyken empati yapamayacağı için böyle durumlarda eyleme geçmekten uzak durmalıdır. Böyle durumlarda uygun davranmayan öğrenciye davranışının bir sonucu olacağının söylenilmesi yeterli olabilir.

 

 

Gerçekçi Terapi (Glaser)

Öğrenciler kendi davranışlarını kontrol edebilirler. Uygun davranıp davranmamak tercihtir. Sınıf yönetiminin amacı öğrencilerin uygun davranışları yapmasına yardım etmektir. Temel olan öğrencilere davranışlarının başkaları üzerindeki etkisini farkettirmektir. Bu amaçla öğrenciye düzenli aralıklarla davranışlarının başkaları üzerindeki etkisine ilişkin dönüt verilmelidir. Öğrenciler beş gereksinimle güdülenir.

  1. Hayatta kalma: temel yaşam gereksinimleri beslanma güvenlik
  2. Aidiyet ve sevgi gereksinimi: birlikte çalışma ortamı yaratılmalı, anlamlı etkinlikler tasarlanmalı
  3. Özgürlük gereksinimi: Öğrencilere seçenek sunulmalı
  4. Eğlence gereksinimi
  5. Güç gereksinimi: Öğrencilere sorumluluk verilmelidir.

Bu süreçte anahtar öğe saygıdır. Öğretmen destekleyici cesaretlendirici olmalı, anlamalıdır.

Öğremen, eleştiriden utandırmadan şikayetten, korkutmadan ve cezadan kaçınmalıdır. Öğretmen öğrencilere kendi duygularını anlamada destek olmalıdır. Kurallar sınıfta hep birlikte oluşturulmalıdır.

 

Jones Modeli

Öğretmenin beden diline odaklanmıştır. Sınıf yönetiminin %90’nı etkili beden dili kullanmaktan oluşur. Öğretmenler göz kontağı kurmalı, uygun yüz ifadesi takınmalı, öğrenciye yakın durmalıdır. Öğrencilerle film izleme ya da kişisel ilgilere dayalı grup etkinlikleri tasarlamalı, bu etkinliklerin sonunda öğrenciler kendilerinden beklenen davranışları çıkarsayabilmeli ve ifade edebilmelidir.

Sınıfı iyi düzenlemede kural ve rutinleri belirleme yoluyla sınıfa müdahale en az düzeye indirilebilir. Öğrencilere tercih ettikleri etkinlikleri yapmaları için serbest etkinlik zamanı verilmeli, serbest zaman etkinlikleri akademik hedefleri destekleyici biçimde tasarlanmalıdır.  Olumlu davranış ödüllendirilmelidir. Öğretmen olumsuz davranışların devam etmesi durumu için bir dizi davranış tasarlamalıdır. Önce göz kontağı ile uyarma, aileye mektup yazılma eğer bir hafta süre kurallara uyarsa göndermeyeceğini söyleme vb.