Sınıfta Zaman Yönetimi

Zaman sahip olduğumuz kaynaklar içinde en sınırlı olandır. Yeterli zamanımız olsa yapamayacağımız iş yoktur. Her ne kadar ders için verilen süre sabit olsa da bu zamanın hepsi öğretim için harcanmaz. Bizim öğretim için harcadığımız zamandan da önemlisi öğrencilerin öğrenmek için harcadığı zamandır. Bu sürenin uzunluğu etkili zaman yönetiminin göstergesidir.

Planlama

Planlama zamanımızı etkili kullanmamızı sağlayan temel unsurdur. Yönetsel gereklilikler ne olursa olsun öğretmen plan yapmalıdır. Planlar bütün bir yılı ya da dönemi kapsayan uzun vadeli planlar, üniteyi ya da haftayı kapsayan orta vadeli planlar ve bir ya da iki ders saatini kapsayan kısa vadeli planlar olmak üzere ele alınabilir. Uzun vadeli planlar öğretmenlerin ders programını gözden geçirmesini ve okul ve sınıf koşullarına uyarlamasını sağlar. Orta ve kısa vadeli planlar ise sınıfta yapılacak etkinliklerin belirlenmesi, materyalin seçimi ve zamanın kullanımı açısından daha etkilidir. Özellikle ders planlarında öğretmenler zaman kullanımı ile ilgili kestirimler yaparlar. Bazen bu kestirimler ile uygulama tatarlı gitmeyebilir. Bir etkinliğin beklenenden önce bitmesi ya da uzaması öğretmenlerin sıklıkla karşılaştıkları durumlardır. Her iki durum içinde öğretmenin ikinci bir planı olmalıdır.

Yönerge verme

Yönerge vermek zor bir iştir. Öğrenciler genlikle yönergeleri tam olarak dinlemez, yapılacak  işi tekrar tekrar açıklayarak hem enerji hem zaman kaybederiz.  Öte yandan bazı öğrenciler tam olarak dinlemeden işe başlar. Belittiğimiz işle ilgisiz işlerle ilgilenerek zaman kaybına neden olabilir.

Yönerge vermeden önce bütün öğrencilerin dikkatini size verdiğinizden emin olmalısınız. Eğer aynı açıklamayı tekrar tekrar yapıyorsanız öğrenciler ilk söylediğinizde zaten dinlemez. Yönerge vermek için bir yönerge verme pozisyonu belirlemek işe yarıyabilir. Öğretmen sınıfın belli bir köşesine giderek bir el işareti ya da panoya asacağı dinle anlamına gelecek bir afişi işaret ederek hareketsiz kalma yoluyla yönerge vereceği öğrencilerin dinlemesi gerektiği mesajını rutinleştirebilir. Böylece öğrenciler size odaklanabilir.  Yönerge vermeye başladığımızda dikkatlerini toplamış olsakta öğrencilerin dikkati hemen dağılabilir.  Yönergenin yarısında hemen işe koyulmak isteyebilirler. Öncelikle yönerge vermeye başlarken “başla” komutu vermeden başlamamaları vurgulanabilir. Bir süre sonra başla komutunu beklemek bir beceri haline gelecektir. Şüphesiz yönerge sonunda vurgulu bir şekilde başla komutunu vermemizde önemlidir.

Yönerge verirken öncelikle yapılacak işi açıklamalıyız. Sonra işin nasıl yapılacağı ve materyal açıklanmalıdır. İşle ilgili ölçüt ve beklentilerimiz de belirtilmelidir. Üzerinde çalışılacak çalışma yaprağı,  konu ya da kitap sayfası en son belirtilmelidir. Yazılı yönerge vermek, yönerge verdikten sonra bir öğrenciye tekrar ettirmek etkililiği artırabilir. Öğrencilere başla komutu verdikten sonrada yönergenin anlaşılıp anlaşılmadığı gözlenmelidir.

Rutinler

Sınıfta zaman yönetiminin bel kemiğini sınıftaki rutinler oluşturur.  Rutinler hemen her derste tekrarlanan işlemlerdir. Bir işlem ve bu işlemin yapılış süreci sürekli tekrarlanıyorsa otmatikleşma gerçekleşir.  Yoklama gibi yönetsel gereklilikler ödev verme yada inceleme gibi işlemler rutinleştiğinde hem zaman kazanır hem de daha az enerji ile gerçekleştirilir.

Derse Başlama Rutinleri

Derse başlama rutinleri denilince akla öncelikle devam takibi ve ödev kontrolü gelir. Öğrencilerin derse devamını takip etmek yasal bir zorunluluktur.  Öğrencilerin güvenliği ve olası olumsuzluklarla baş etmek için yoklama dersin hemen başında gerçekleştirilmeli, özellikle günün ilk dersinden sonraki derse katılmayan öğrenciler en kısa zamanda okul yönetimine bildirilmelidir.   Büyük sınıflarda yoklama alma işlemi öğrencilere devredilebilmekte ancak bu kimi olumsuzlukları da beraberinde getirmektedir.  Öğrencilerin tek tek numarasının ya da adının okunması bir miktar zaman kaybına neden olsa da olası olumsuz sonuçlar bu kaybı göze almayı gerektirmektedir.

Koşullar uygun olduğunda öğretmenler ve yönetimler yoklama için farklı yollar üretebilirler. Örneğin sınıfın girişine yakın bir yerde oluşturulacak bir panoya öğrencilerin isimler asılabilir. Sınıfa giren her öğrenci ismini oradan alıp belirtilen bir yere yerleştirebilir.  Öğrencilerin her biri için bir çalışma dosya oluşturulabilir. Sınıfa giren her öğrenci dosyasını alarak yerine geçebilir.  Ya da ders başında öğretmen tarafından bu dosyalar dağıtılabilir. Öğretmenin elinde kalan dosyalar doğal olarak devam etmeyen öğrencileri de ortaya çıkaracaktır.  Bu dosya ödevlerin ve sınıf içi çalışmaların içine konduğu bir dosya olarak düşünüldüğünde ders sonunda dosyasıyla çalışmasını bırakan öğrenci, ertesi gün dönüt almışta olur. Böylece ödev teslimi dönüt verme ve yoklama birleştirilerek gerçekleştirilmiş olur.

Sınıftaki diğer rutinler

“Ödevler deftere mi ayrı bir kağıda mı yazılacak?”, “İsim nereye yazılacak?”, “Renkli kalem kullanılabilir mi?” bu gibi soruların yanıtları rutin haline gelinceye kadar her seferinde sorulan ve zaman çalan sorulardır. Şüphesiz soruların yanıtları her sorulduğunda değişiyorsa bir rutin oluşamaz. Bir kere sınıfça ortak oluşturulacak bir rutin zaman kaybını azaltacaktır.

Yanıtı üretilmesi gereken bir başka konu ders sırasında tuvalete gidilip gidilemeyeceği sorusunun yanıtıdır.  Küçük yaşlarda önemli bir problem olarak karşımıza çıkabilir. Ders arasında gereksinimlerini gidermelerini öğretmemiz gerekir.  Ancak bu alışkanlık gelişinceye kadar, ya da acil durumlar için bir çözüm oluşturulabilir. Özellikle birden çok öğrencinin birlikte dışarı çıkmasını engellemek gerekebilir. Bir öğrencinin izin istemesi diğerleri için hatırlatıcı etki yapabilir. Belirlenen bir nesneyi öğretmen masasından alıp kendi masasına koyarak, ayrıca izin istemeden çıkma gibi bir sistem oluşturulabilir. Böylece hem kimin dışarı çıktığı takip edilebilir hem de öğrencilerin birden çok öğrencinin dışarı gitmesi engellenebilir.

Kırılan kalemler ya da biten kalem uçları bir başka zaman hırsızıdır. Kalem açmakla zaman kaybeden dahası bunun için izin isteyerek ya da arkadaşlarından uç arayarak vakit kaybeden öğrenciler olabilir.  Kitaplıkta ya da öğretmen masasında kullanıma hazır kalemler bulundurma ders arasında yerine koymak üzere bunları ödünç alma gibi bir çözüm üretilebilir.

Öğrenme Etkinliklerine Geçiş

Dersin başında öğrencilerin dersin hedeflerinden, öğrenme içeriğinden haberdar edildiği, ön öğrenmelerin hatırlatıldığı, dikkatlerinin çekildiği bir başlangıç bölümü mutlaka yer almalıdır.

Öğrenme etkinliklerine geçilirken seçilen yöntem ve tekniğe ilişkin öğrencilerde alışkanlık oluşturmasını beklediğimiz unsurların ilk derslerde vurgulanması, küçük yaşlarda birer afiş olarak panoya asılması bir kaç hafta içinde sınıfta hızlı ve doğal bir akış sağlayabilir. Örneğin grup çalışması yapılacaksa grubun oluşturulması ve çalışmaya başlamadan ya da bitirince yapılacak işlemler birer rutin haline getirilebilir. Böylece öğrenci grubuyla buluşunca gruba isim verme, rol dağılımı, çalışma sonunda süreç değerlendirme gibi işlemleri öğretmenin tekrar tekrar yönerge vermesine gerek duymaksızın gerçekleştirebilir.

Etkinlikler Arası Geçiş

Bir etkinlikten diğerine geçiş genelikle zaman kaybına yol açar. Öğretmen planlama yaparken iki etkinliği olabildiğince birbiri ile uyumlu tasarlamalıdır.  Bir grup etkinliğinden yeniden gruplanmayı gerektirecek bir başka grup etkinliğine geçiş şüphesiz büyük bir karışıklık yaratır. Aynı şekilde bir bireysel etkinliği ardından bir grup etkinliği gerçekleştirilecekse bireysel etkinlik bitince öğrencileri gruplamaya çalışmak bir karışıklık yaratır. Bu gibi durumlarda gruplamayı ders başında yapmak hem zaman kaybını önler hem de geçiş aşamasında öğrencilerin uyumunu kolaylaştırabilir. Grup ikili çalışma ve bireysel çalışmalar arasında geçişte öğrencilerin en yakındaki öğrenciyle çalışması pratik bir yoldur. Ancak öğrencilerin oturma yerlerinin sabit olması durumunda öğrencilerin hep aynı öğrencilerle etkileşmesi sonucunu doğurur.  Öğretmen planlaması bu konudaki kararları da içermelidir.

İki etkinlik arasındaki geçişte en zorlayıcı durum öğrencilerin dikkatini toplayıp yeni iş için yönerge vermektir. İster istemez bazı öğrenciler diğerlerinden daha çabuk etkinliği bitirirler. Bu öğrencilerin bir kısmı aradaki boşluk nedeniyle ders dışı şeylerle ilgilenmeye başlar dersten kopar. Öte yandan sınıfta henüz işi yeni bitirmiş, zihinsel olarak hala eski işle meşgul olan bazı öğrenciler ve işi bitirememiş olan bazı öğrencilerde bulunabilir.  Bu gibi durumlarda öğretmenin sesli ikazları öğrenciler tarafından algılanmaz. Genellikle sınıfın olağan sesleri arasında kaybolur. Öğretmenin sesini yükseltmesi ise öğrenciler tarafından olumsuz algılanarak sınıf iklimini bozabilir. Bu durumlarda öğretmenin yönerge verme pozisyonuna geçip öğrenciler bunu algılayıncaya kadar beklemesi daha uygundur.

Dersin Bitişi

Dersin başlaması gibi bitişi içinde bazı rutinler oluşturulmalıdır. Ders sonunda materyallerin nereye konulacağı, yarım kalan işlerle ilgili yapılacaklar ve ödev verme gibi durumlar sürekli tekrarlanacak şekilde yapılmalıdır.